TÜRKİYE’DE HAYVANCILIK

Hayvancılık Yöntemleri

Mera Hayvancılığı

  • Ekstansif (ilkel) yöntem kullanılır.
  • Et ve süt üretimi iklime bağlıdır.
  • Yağışın fazla olduğu dönemde otlar fazla olduğundan beslenme fazla olur, üretim artar.
  • Üretimde yıllar arasında dalgalanmalar görülür.
  • Beslenme alanı doğal otlaklarda.
  • Suni yem tüketimi azdır.
  • Verim düşüktür.
  • Günlük 10-15 litre süt üretilir.
  • Hayvansal üretim çok amaçlıdır.
  • Deri, yün, süt, et için üretim yapılır.

Besi Hayvancılığı

  • Entansif (Modern) yöntem kullanılır.
  • İklim üretimi etkilemez. Hayvan yıl boyunca beslenme olanağına sahiptir. Üretim sürekli fazladır. 
  • Üretimde yıllar arasında dalgalanmalar görülmez.
  • Suni yem ve bitki artıkları tüketimi fazladır. (küspe gibi)
  • Verim yüksektir.
  • Günlük 20-30 litre süt üretilir.
  • Hayvansal üretim tek amaca yöneliktir. Daha çok et için üretim yapılır.

Hayvancılığın Sorunları ve Çözümleri

Sorunları

  • Hayvan soylarının ıslah edilmemiş olması
  • Çayır ve mera arazilerinin az ve bakımsız olması
  • Yapılan yöntemin daha çok mera hayvancılığı olması
  • Erken kesim yapılması

Çözümleri

  • Hayvanlar melezleştirme ile iyi cinsler haline getirilmelidir. İyi cinslerde et, süt, yumurta, yapağı ve deri verimleri yüksek olur.
  • Çayır ve mera alanlarının ıslahı yapılmalıdır. Çayır ve meralarda;
    • Aşırı otlatma engellenmeli
    • Erken otlatma engellenmeli
    • Tarla haline dönüştürülmemeli
  • Besi hayvancılığına geçilmelidir. Besicilikte et ve süt üretiminde verimin en üst seviyeye çıkması amaçlanır.
  • Özellikle kuzuların erken kesimi önlenerek onlardan ileride et, süt, yün ve deri üretiminde yararlanılabilir.
  • Yem üretimi artırılmalıdır.
  • Salgın hastalıklarla mücadele edilmelidir.
  • Çiftçi eğitilmeli ve kredi desteği sağlanmalıdır.

Küçükbaş Hayvancılık

Küçükbaş hayvanların coğrafi dağılımına baktığımızda özellikle kurak iklim şartlarının hakim olduğu Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nde bozkır bitki örtüsünün yaygın olduğu yerlerde yetiştiriciliğinin yaygınlaştığı görülür.

NOT: Koyun sayısının en fazla olduğu bölge Doğu Anadolu’dur. Sayısında önde gelen iller ise Van, Konya ve Şanlıurfa’dır.

Koyun

  • Koyun, bozkır bitki örtüsüne uyum sağlamıştır.
  • Yer şekilleri hafif, dalgalı düzlük olan alanlarda iyi yetişir.
  • Türkiye’nin iklim şartları genelde koyun yetiştiriciliğine elverişlidir.
  • Karadeniz’in kıyı kesimlerinde yüksek nem ve gür çaylardan dolayı yetiştiriciliği azdır.
  • Koyunun etinden, sütünden, yününden ve derisinden faydalanılır.
  • Türkiye’deki süt üretiminin %6,3’ü koyun sütünden elde edilir.

NOT: Merinos: Marmara ve İç Anadolu’da yetiştirilir. (Bursa, Eskişehir, Bilecik, Ankara)Yünü ince ve uzun olup kalitesi yüksektir. Et kalitesi düşüktür.

NOT: Koyunun en fazla yetiştirildiği alanlardan ilk üç il Doğu Anadolu Bölgesin’de Van, Ağrı, Muş illeridir.

Kıl Keçisi

  • En çok yetiştirilen keçi türüdür.
  • Kıl keçisi, koyuna göre daha dayanıklı olup kolay yetiştirilir.
  • Yer şekilleri engebeli olan ve bitki örtüsü zengin olan alanlarda yetiştirilir.
  • Ormanlık ve makilik alanlarda fidanlara zarar verirler, ormanı tahrip ederler (Meşe türleri)
  • Akdeniz’deki birçok orman içi ve civar köylerde kılkeçisinin beslenmesi yasaklanmıştır. (Beslenme alanları daraltılmıştır.
  • Türkiye’nin her yerinde rahatça yetiştirilebilir.

NOT: Keçinin en fazla yetiştirildiği alanlardan ilk üç il Akdeniz Bölgesi’nde Mersin, Antalya, Adana illeridir.

Tiftik Keçisi

  • Kılları, uzun ve kıvırcık olan keçi türüdür.
  • Ankara keçisi adı da verilmektedir.
  • Karasal iklime uyum sağlamıştır.
  • İklim şartları ve bitki örtüsünden dolayı kılları farklı renkler taşıyabilir.
  • İç Anadolu’da beyaz, krem ve sarı renkte,
  • Güneydoğu Anadolu’da siyah ve kahverengi yönlü olanları baskındır.
  • En fazla İç Anadolu’da (Ankara, Güdül, Beypazarı, Ayaş, Polatlı) yetiştirilir.

NOT: Keçi sayısının en fazla olduğu bölge Akdeniz, sayısında önde gelen iller ise Mersin Antalya ve Siirt’tir.

Büyükbaş Hayvancılık

Türkiye’de büyükbaş hayvancılık besi ve mera hayvancılığı şeklindedir. Otların gür olduğu alanlarda mera hayvancılığı, nüfuslanma alanlarına yakın yerler ve şeker fabrikaları çevresinde besi hayvancılığı yapılmaktadır. 

  • Büyükbaş hayvanların kendi içindeki dağılımı;
    • Sığır %99
    • Manda %1

Sığır

Sığır, halk arasında geniş anlamda etinden, sütünden ve hayvan gücü olarak kullanılan evcil büyükbaş hayvanlara verilen isimdir.

  • Özellikle sütü ve eti bakımından önde gelen hayvan türlerinden biridir.
  • Sığır ister süt, ister et için beslensin sonunda mutlaka derisinden faydalanılır.
  • Türkiye’deki et üretiminin yaklaşık %80’i, süt üretiminin yaklaşık % 90’ı sığırdan karşılanmaktadır.

NOT: Sığır sayısının en fazla olduğu bölge Doğu Anadolu (Kuzey Doğu Anadolu)’ur. Sayısında önde gelen iller Konya, Erzurum ve İzmir’dir.

NOT: Doğu Anadolu Bölgesi’nde En fazla  bulunduğu üç il Erzurum, Kars, Ağrı illeridir.

Manda

  • Sulu ve bataklık alanı seven bir hayvandır. 
  • Aşırı sıcaklara dayanamaz
  • Daha çok koşum hayvanı olarak kullanılır.
  • Sütü çok yağlı olduğundan kaymak ve yağlı yoğurt imalatında kullanılır.
  • Süt verimi fazla olan mandanın eti pek fazla tercih edilmez.
  • Ülkemizde üretilen sütün %0,3’ünü manda sütü oluşturur.
  • Mandanın en fazla olduğu bölge Karadeniz Bölgesidir.
  • Manda sayısının en fazla olduğu iller Samsun, Diyarbakır ve İstanbul’dur.

Kümes Hayvancılığı

  • Tavuk, horoz, hindi , ördek ve kaz gibi hayvancılık faaliyetleridir.
  • Kümes hayvanlarının yaklaşık %98’ini tavuklar oluşturmaktadır.
  • Tavukların yaklaşık % 77’sini et tavuğu oluşturmaktadır. Geriye kalanı ise yumurta tavuğudur. Tavuk yetiştiriciliğinin en fazla olduğu iller Manisa, Balıkesir ve Bolu’dur.
  • Tavuk yetiştiriciliğinin en fazla olduğu bölge Marmara, Ege, Batı Karadeniz’dir. Buralarda gelişmesinde nüfuslanma alanlarına yakın olması etkili olmuştur.

Arıcılık

  • Bal ve balmumu elde etmek için yapılan arı besleme faaliyetlerine arıcılık denir.
  • Balın kokusu rengi, tadı arıların dolaştığı çiçeklerin çeşidine göre değişir.
  • Petek bal elde edilen sabit arıcılık ile süzme balın toplandığı gezici arıcılık bu faaliyetin iki tiğini oluşturmaktadır.

Gezici arıcılıkta;

  • İklim
  • Dağların uzanışı
  • Yükselti kademelenmesi
  • Bitki örtüsündeki çeşitlilik etkili olmaktadır.
  • Bal üretiminin en fazla yapıldığı iller sırasıyla Ordu, Muğlai Adana’dır.
  • Ege Bölgesi bal üretiminde ilk sırada yer alır.
  • Türkiye, 6,3 milyonun üzerinde bir varlığı ile arıcılıkta dünyada önemli bir yerdedir.
  • Bunların dışında ;
    • Doğu Anadolu’da Van, Bitlis, Erzurum.
    • Akdeniz’de Adana, Mersin, Antalya.
    • İç Anadolu’da Sivas, Konya, Ankara.
    • Ege’de Muğla, Aydın, İzmir.
    • Marmara’da Balıkesir, Çanakkale, Edirne.
    • Karadeniz’de Ordu, Trabzon, Rize illerinde yoğun olarak yapılır.
  • Rize (Çamlıhemşin)’de üretilen anzer balı ile Muğla’da üretilen çam balının ekonomik değeri yüksektir.

NOT: Dünya’daki çam balı üretiminin %90’dan fazlası Türkiye’de üretilmektedir.

İpek Böcekçiliği

  • İpek ilk olarak 4000 yıl önce Çinliler tarafından üretilmiştir.
  • Çoğunlukla dut ağacının olduğu yerlerde yapılan hayvancılık faaliyetidir.
  • İpek böceği adlı tırtılın salgıladığı madde ipektir.
  • İpek, dokuma sanayinde ve tıpta ameliyat ipliği yapımında kullanılır.
  • Türkiye’de yaklaşık 40  ilde ipek böcekçiliği yapılmaktadır.

NOT: Yağ ipek kozası üretiminde Güneydoğu Anadolu Bölgesi ilk sıradadır. En fazla üretime sahip iller Diyarbakır, Antalya ve Ankara’dır

Balıkçılık

  • Üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımada konumunda olan Türkiye’nin 8,333 km’lik kıyı şeridi ve 177,714 km uzunluğunda nehirleri bulunmaktadır.
  • Deniz ve iç su kaynaklarımızın toplam yüzey alanı 25 milyon hektardır, bu rakam Türkiye’deki toplam tarım alanlarına yakındır. Bu nedenle balıkçılık kaynaklarının etkin kullanımı büyük önem taşımaktadır.
  • Akıntıların karşılaşma alanları olan İstanbul ve Çanakkale Boğazları balık çeşidinin fazla olduğu alanlardır. Akıntıların karşılaşma alanlarında balık besini olan plankton denilen maddeler bulunmaktadır.
  • Balıkçılık sektörünün GSYİH’ye sağladığı katkı payı düşüktür.
  • İyi bir potansiye olmasına rağmen Türkiye’de balıkçılık yeterince gelişmemiştir.
  • Nedenleri şunlardır;
    • Kaçak ve aşırı avlanma
    • Ürünü işleyecek sanayi kuruluşlarının yetersiz olması 
    • Kıyılarımızın kirlenmesi
    • Soğuk hava depolarının yetersiz olması
    • Zararlı avlanma yöntemlerinin uygulanması
    • Trolle avlanma
    • Elektrik İle avlanma
    • Dinamitle avlanma
    • Pazarlama olanaklarının gelişmemiş olması
    • Açık deniz balıkçılığının yapılamaması (daha çok kıyı balıkçığının yapılması)
    • Balık tüketim kültürünün gelişmemesi
    • Devletin yatırım yapmaması

NOT: Karadeniz’de 247, Marmara Denizi’nde 200, Ege Denizi’nde 300 ve Akdeniz’de 500 civarında balık türüne rastlanmakta olup bunların 100 tanesi ekonomik değere sahiptir.

Yetiştiricilik (Kültür Balıkçılığı)

  • Kültür balıkçılığı, akarsu boylarında veya temiz suların olduğu kaynak alanlarında yapılır.
  • Yetiştiriciliğin %60’ı denizde, %40’ı iç sular da gerçekleştirilir.
  • Kültür balıklarının türlerine göre dağılımına baktığımızda en fazla yetiştiriciliği yapılan balıkların;
    • Alabalık (iç sularda) %40’ını,
    • Levrek (deniz) %32’sini oluşturmaktadır.
  • İllere göre balık yetiştiriciliğinde İzmir, Muğla, Elazığ, Kayseri, Burdur gibi iller ön sırada gelir.
  • Van Gölü’nde inci kefali, Bodrum, Marmaris ve Datça açıklarında sünger avcılığı da yapılmaktadır.

















































Not: Kaynak olarak Pegem Akademi yayınlarından faydalanılmış, Çalışma düzeninde hazırlanmıştır.