Mükaşefe


« Back to Glossary Index

1. Meydana çıkarma, açık, görünür, bilinir duruma getirme, âşikâr etme: Bildirdi bir nigehle dile gamze kasdını / Ne keşfe ne mükâşefe-i râza başladı (Nef’î).
2. tasavvuf. Akıl ve duygular yoluyle erişilmesi mümkün olmayan maddî, mânevî ve ilâhî bilgileri kalp gözüyle keşfetme, bilme: Râhib eyitti: Ey aziz, bu mükâşefe sana kandan hâsıl oldu? (Fuzûlî). Kul cemal vasfı ile mükâşefe hâline erdirildi mi sekr hâsıl olur, ruh neşelenir, kalp aşk hislerine garkolur (Kuşeyrî Risâlesi Terc.).
● Mükâşefat (ﻣﻜﺎﺷﻔﺎﺕ) i. (Ar. çoğul eki -āt ile) Mükâşefe edilen, mükâşefe ile bilinen şeyler, mükâşefeler.

 

Kaynak : https://lugatim.com

« Sözlüğe geri dön.