NÜFUS ARTIŞI

  • Belli bir bölgede belli bir zamanda yaşayan insan sayısının bir önceki sayım dönemine göre artma veya azalma şeklinde değişimidir.
  • Bir ülkede nüfus artışında; doğumlar, ölümler, göçler, savaşlar, ülke sınırlarında meydana gelen değişimler etkili olur.
  • Nüfus artışında iki kavram vardır.
    • Doğal nüfus artış oranı sadece doğum oranı ile ölüm oranı arasındaki farktır. Gelişmiş ülkelerde doğum oranı ile ölüm oranı yüksek olduğu için doğal nüfus artış oranı yüksektir. Örneğin; Afrika en fazla doğal nüfus artış oranına sahip.
    • Gerçek nüfus artış oranı ise bir ülkede sadece doğum ile ölüm arasındaki farkla açıklanamaz. Çünkü nüfus artışında veya azalışında göçlerin de etkisi vardır.
    • Doğal nüfus artış oranına göçler de eklenip çıkarıldığında gerçek nüfus artış oranı bulunur.

Dünya Nüfus Artışı ve Artışla İlgili Bazı Görüşler

  • Dünya nüfusu ile ilgili bilgiler nüfus sayımları ile elde edilir.
  • 20.yy başlarına kadar modern nüfus sayımları yapılmadığı için bu konudaki veriler tahminlerdir.
  • Tahminlere göre Paleolitik Dönem’de dünya nüfusunun 100-150 bin, Neolitik Dönem’de 5-10 milyon olduğu tahmin edilmektedir.
  • Bundan sonra çekici artış yani nüfus sıçraması tarıma geçişle başlamıştır. Bu nedenle dünya nüfusu tarih boyunca üç dönemde büyük sıçramalar yaşamıştır. Bunlar;
    • İnsanların alet yapmaya başlamasıyla vahşi hayvanlara karşı kendilerini savunmaları.
    • Tarımla birlikte yerleşik hayata geçmeleri.
    • Sanayi Devrimi.
  • Sanayi Devrimi’nde sağlık hizmetlerindeki gelişmeler nüfusun sıçramasının en önemli nedenidir.
  • Dünya nüfusunun yıllara göre sürekli arttığı görülür. Özellikler 1900’lü yılların başından sonra nüfusun çok hızlı artmasında;
    • Yaşam şartlarının gittikçe iyileşmesi,
    • Ortalama yaşam süresinin uzaması,
    • Tıptaki gelişmeler,
    • Salgın hastalıkların önlenmesi etkili olmuştur. Bu artışlar o kadar hızlıdır ki buna “nüfus patlaması” denir.
  • Dünyada nüfus artış hızı kıtalar ve ülkeler arasında farklılık göstermektedir.

Nüfusun ikiye katlanma süresi

  • Bir yerdeki nüfusun iki katına çıkması için geçen süreye denir.
  • Nüfus artış hızıyla ters orantılıdır.
  • Nüfusun ikiye katlanma süresi gelişmiş ülkelerde oldukça uzun iken (Japonya’da 100 yıl, İngiltere’de 533 yıl) gelişmemiş ülkelerde kısadır. (Mısır 22 yıl)
  • Nüfusun hızlı artmasının olumlu ve olumsuz sonuçları olduğu gibi, yavaş artmasının da olumlu ve olumsuz sonuçları vardır.

Nüfus artış hızının yavaş olmasının olumsuz sonuçları:

  • Genç ve dinamik nüfus azalır.
  • İş gücü potansiyeli azalır.
  • Nüfus yaşlanır ve ülkeler ilerleyen zamanlarda kültürlerini devam ettiremez.

Hızlı Nüfus Artışının Sonuçları

  • İşsizliğin artması
  • Ekonomik kalkınma hızının yavaşlaması
  • Köyden kente göçün artması
  • Çevre sorunlarının (gecekondulaşma, altyapı eksikliği vb.) artması
  • Gelir dağılımında dengesizliklerin oluşması
  • Eğitim ve sağlık hizmetlerinin yetersiz kalması
  • Doğal kaynakların aşırı kullanımı ve doğal çevrenin kirlenmesi
  • Çalışan nüfusun yükünün ağırlaşması gibi sorunlardır.
NOT: Bir ülkede nüfus artışı kalkınma hızından düşükse nüfus artışı sorun olmaya başlar. Hızlı nüfus artışının olumlu sayılabilecek yanı, ülke kalkınmasında etkili olabilecek genç ve dinamik nüfus fazla olmasıdır.

Nüfus Artışı ile İlgili Görüşler

  • Nüfus artışı ile doğal kaynaklar arasında güçlü bir bağ vardır. Bu nedenle nüfus artışı ile ilgili iki farklı görüş ortaya çıkmıştır.
  • Bunların birincisine göre nüfus artışı kendi biyolojik seyrinde devam etmeli, buna dışarıdan müdahale edilmemelidir.
  • Bu müdahaleler hem dini hem de ahlaki açıdan sorunlar doğurur. İkincisine göre hızlı artış önemli bir felakettir, mutlaka yavaşlatılmalıdır.
  • Nüfus artışının yol açtığı en büyük sorun, genelde besin kaynaklarının yetersiz kalacağı yönündedir.
  • Bu görüşlerin hepsi kötümser yaklaşımlardır. Bu görüşün başlangıcı 1766-1834 yıllarında yaşamış ve papaz olan Malthus’un “Nüfus İlkesi Üzerinde Bir Deneme” adlı eserinde ortaya koyduğu görüşlerdir. Buna “Maltus nüfus teorisi” denir.
  • Maltus teorisinde “Artan nüfus felakete neden olur.” Görüşü hakimdir. Çünkü 1,2,4,8,16,32,64,128,256,512, … şeklinde geometrik olarak artmaktadır. Besin kaynakları ise 1,2,3,4,5,6,7,8. .. şeklinde artmaktadır.
  • Örneğin; 5 dönemde nüfus 16 katına çıkarken besin kaynakları 5 katına çıkar. Sonuçta nüfus besin kaynaklarına göre çok hızlı artmaktadır. Bu nedenle bu artış ileride felaketlere neden olacaktır ve mutlaka nüfus artışını azaltıcı önlemler alınmalıdır.
  • Karl Marx’a göre Maltus teoremi doğruluğu kanıtlanamayacak ve belgelenmesi olanaksız bir görüştür.
  • Marx’a ait olan sosyalist görüşe göre asıl sorun hızlı nüfus artışı değil kaynakların ve üretimin eşitsiz dağılımıdır.
  • Maltus görüşünün ayrıca bazı eksiklikleri şöyledir:
    • Maltus sadece kara üzerinde ekip biçme potansiyeline göre görüşünü temellendirmiştir.
    • Günümüzde artık hayvancılık, özellikle su ürünleri potansiyeli çok artmıştır.
    • Ayrıca modern tarım yöntemleriyle çok büyük üretim artışları yaşanmıştır.
    • Yine sanayi ve teknolojinin gelişmesiyle tarım yapılmayan birçok arazi tarıma kazandırılmış, topraksız ürün yetiştirme ve seracılık gibi birçok faaliyetle üretimde artış yaşanmıştır.
    • Fakat bunlara rağmen hızlı nüfus artışıyla birlikte çevreye olumsuz etkiler artmaktadır. Bu durumda en iyi yöntem çevre planlaması yapılması.

Kıtalarda ve Bazı Ülkelerde Nüfus ve Nüfus Artışı

Asya Kıtası

  • Yüzölçümünün büyük olması ve fazla nüfusu sahip olması nedeniyle kıtanın nüfusu çok fazladır.
  • 2010 yılında nüfus 3 milyar 863 milyondur.
  • Bu dünya nüfusunun yarıdan biraz fazlası demektir.

Afrika Kıtası

  • Nüfus artış hızı çok yüksektir. 2006 yılında kıta nüfusu 896,7 milyondur.
  • 1950 yılında nüfus bakımından Avrupa’nın gerisinde iken 2006 yılında nüfusu Avrupa’yı geçmiştir. Bunun nedeni nüfus artış hızlarının iki kıtada farklı olmasıdır.

Amerika Kıtası

  • Kuzey ve Güney Amerika birlikte düşünülürse 2006 yılında nüfusu 875 milyondur.
  • Nüfus artış hızı bazı ülkelerde yüksektir.

Avrupa Kıtası

  • Nüfus bakımından kıtanın dünya nüfusundaki payı giderek azalmaktadır.
  • 2006 yılı nüfusu 806 milyondur.
  • Asıl önemli olan katıda nüfus artış hızının çok düşük olmasıdır.

Okyanusya

  • Antarktika’da yerleşik hayat olmadığını düşünürsek dünyanın en az nüfus barındıran kıtasıdır. 2006 yılında nüfus 33,5 milyondur.

Çin

  • Yüzölçümünde 3. Sırada olan ülke, nüfus bakımından 1.dir. 2009 yılı nüfusu 1 milyar 338 milyondur.
  • Dünya nüfusunun yaklaşık % 21’ini barındırmaktadır.
  • Ülke nüfusu 1950-1980 arası %175 artmıştır.
  • Nüfus politikasını 1979’da tek çocuk siyaseti üzerine kurmuş, 1982’de bunu zorunlu hale getirmiştir. Bu nedenle nüfus artış hızı 1985’de %1,1’e, 1998’de 0,9’a düşmüştür.

Hindistan

  • Yüzölçümünde 7. Olan ülke nüfusta 2. Sıradadır.
  • 2010 yılı nüfus artış hızı yüksektir.
  • Bu nedenle ülke nüfusunun 2025’te Çin’e yaklaşacağı daha sonra Çin’i geçeceği tahmin edilmektedir.
  • Ülkede aile planlaması 1960’tan bu yana düşünülmekte fakat çok fazla bir şey yapılamamaktadır. Çünkü Hindistan farklı din, dil geleneklerin olduğu bir ülkedir.
Amerika
  • Yüzölçümü bakımından dördüncü olan ülke nüfus bakımından 3.dür.
  • 2009 yılı nüfusu 307 milyondur.
  • Ülkenin hem zengin yer altı ve yer üstü kaynaklarına sahip olması hem de 17. Yüzyıldan beri başta Avrupa olmak üzere farklı yerlerden göç alması nüfusun fazla olmasında etkili olmuştur.
  • Günümüzde de ülkede doğal nüfus artışı 1985’te %1, 1998’de %0,6’dır.

Endonezya

  • Yüzölçümü bakımından 9. Olan ülke nüfus bakımından 4.dür.
  • Ülke nüfusu 2000 yılında 220 milyon, 2009 yılında 249 milyondur.
  • Nüfus artış hızı yüksektir. Örneğin 1998’de %1,5’tir.
  • Ülkede nüfus artış hızının yüksek olması, işsizlik, eğitim, sağlık ve altyapı hizmetlerinin aksamasına neden olmaktadır.

Brezilya

  • Yüzölçümü ve nüfusta 5.dir. 2009 yılı nüfusu 198,7 milyondur.
  • Ülkede doğal nüfus artış hızı önceden yüksek iken günümüzde artış hızı azalmıştır. Örneğin artış oranı 1960’da %4.4, 1970’de %3.7 1998’de %1.2’dir. bunda en büyük etken ülkeye olan dış göçlerin azalmasıdır.
  • Avrupa ülkelerinden yoğun göç almıştır. Bu nedenle nüfusunun %53’ü beyaz nüfus dediğimiz bu etnik gruptan oluşur.