KURAK VE YARI KURAK BÖLGELER TOPOGRAFYASI

  • Kurak ve yarı kurak bölge ayrımında yağış önemlidir.
  • Yıllık yağış toplamı 200 mm’den az olan yerler “kurak” 200-400 mm arası yerler yarı kurak kabul edilir.
  • Fakat bu iki bölgeyi yine de birbirinden kesin çizgilerle ayırmak zordur.

Kurak ve Yarı Kurak Bölgeler Aşındırma Şekilleri (Rüzgarlar)

  • Kurak ve yarı kurak bölgelerde yeri şekillendiren en önemli kuvvetler fiziksel parçalanma ile rüzgarlardır.
  • Sıcaklık farklarının fazla olması fiziksel parçalanmayı şiddetlendirirken yağışın az, bitki örtüsünün cılız olması rüzgarın şekillendirici etkisini kolaylaştırmıştır.
  • Kurak ve yarı kurak bölgelerde, gevşek ve küçük taneli parçaların rüzgar tarafından kaldırılarak taşınmasına “Deflasyon” denir.
  • Rüzgarın bu maddeleri sert zeminlere çarparak yaptığı aşındırmaya da “Korrazyon” denir.

Mantarkaya (Şahit Tepeler)

  • Rüzgarların, taşıdığı malzemeler kayaların alt kısımlarına çarparak kayaları aşındırır.
  • Sert olan üst kısımlar şapka görünümünü alır.

Tafoni

  • Kayaçların sular tarafından çözünen kısımlarından geriye kalanlar rüzgar tarafından aşındırılır.
  • Böylece kayaç içinde kovuklar meydana gelir.

Deflasyon Çukurları

  • Deflasyon sonucu oluşan sığ çukurlardır.
  • Daha çok kurak bölgelerdeki ovalarda görülür.

Yardanglar

  • Kil, silt gibi yumuşak tortul kayaçların rüzgar tarafından aşındırılmasıyla oluşur.
  • Hakim rüzgar yönüne paralel uzanan genel olarak “U” profili oluklardır.

Hamada ve Reg

  • Rüzgarlar yerli kaya üzerinde depolanmış kum, kil gibi ince boyutlu maddeleri taşır, geriye iri boyutlu malzemeler kalır. Bunlara “hamada” denir.
  • Alüvyal dolguların yüzeyi taşınırsa (deflasyondan) geriye kalan yüzeye “reg” denir.

Façetalı Çakıllar (Drei Konter)

  • Kurak sahalarda çakılların rüzgara dönük yamaçları kumların çarpmasıyla zamanla cilalanır.
  • Çakılın çeşitli nedenlerle dönmesi sonucu bu sefer diğer tarafı cilalanır.
  • Bu olay sonucunda zamanla üçgen prizmaya benzeyen, keskin sırtlara yüzeyleri ayrılan çakıllar oluşur.

Kurak ve Yarı Kurak Bölgeler Biriktirme Şekilleri (Rüzgarlar)

Kumullar (Kum Yığınları)

  • Rüzgarların taşıdıkları materyalleri hızlarının azaldığı yerde biriktirmeleri sonucu oluşan tepelerdir.
  • Fakat kumullar sadece çöllerde olmayabilir.
  • Deniz kıyılarında, kumlu alüvyonların olduğu geniş vadilerde, dördüncü zamanda buzulların etkili olduğu alanlarda ve eski göl tabanlarında da kumullar vardır.
  • Kumul sahalarında Büyük Sahra’da erg, Orta Asya’da kum denir.

Enine Kumullar

  • Kumulun ekseni, hakim rüzgar yönüne dik olur.
  • Kum yığınları rüzgara bakan yamaçtan havalanır.
  • Karşı yamaçta birikir.
  • Zamanla bu yamaç rüzgara bakan yamaçtan daha dik  olur.
  • Zamanla hilal şeklinde kumul oluşur. Bu kumullara Orta Asya’da “barkan” denir.

Parabolik Kumullar

  • Bu kumullar “U” profillidir.
  • Deflasyon sonucunda bir çukurluk oluşur.
  • Daha sonra da bu çukurlardan taşınan kumlar çukurluğun etrafında birikerek “U” harfine benzeyen kumullar oluşur.

Boyuna Kumullar

  • Eksenleri hakim rüzgar yönüne paraleldir.
  • Cezayir ve İran’da yaygındır.
  • Bunlara Kuzey Afrika’da “seyf,” Arabistan’da “uruk” denir.

Lös

  • Rüzgarların ince materyalleri, taşıyıp biriktirmesi sonucu oluşan toprak tabakasına “lös” denir.

BUZUL TOPOGRAFYASI (GLASİYAL)

  • Buzulların etkisiyle meydana gelen aşındırma ve biriktirme şekillerinin tümünü kapsar.
  • Günümüzde karaların %10’u buzul örtüleriyle kaplıdır.

BUZULLAR

  • Sıcaklığın çok düşük olduğu kutup bölgeleri ve dağların yüksek kesimlerinde yağan karlar yıl boyu erimeden üst üste birikerek sıkışır ve kalıcı kar örtüleri oluşturur.
  • Hiç erimeyen bu kar örtüsünün bulunduğu yerlere “daimi (kalıcı) kar alanları,” erimeyen karların ilk olarak görülmeye başladığı yükseltiye ise “kalıcı (toktağan) kar sınırı” denir.
NOT: Kalıcı kar sınırı sıcaklığın dağılışına bağlı olarak değişir. Sıcaklığın yüksek olduğu Ekvator ve çevresinde kalıcı kar sınırı 5000m’den yukarıda, kutuplarda ise deniz kıyısındadır.

Başlıca Buzul Tipleri

  • Kar ve buzların yıl boyu kalması için kar yağışının erime ve buharlaşmadan fazla olması gerekir.
  • Bu durumda uzun yıllar sonra kar ve buz kütleleri büyüyerek büyük buz kütleleri oluşur.

Sirk Buzulu

  • Kalıcı sınırının üzerinde sirk denilen çukurlardaki karların zamanla buralarda oluşturdukları buzullardır.

Vadi Buzulu

  • Vadiler içerisinde oluşan buzullardır.
  • Bu vadiler akarsu vadileri veya buzulların açtığı vadiler olabilir.
  • Vadi buzulları iki kısımdan oluşur.
  • Birinci kısım buzulun esas beslenme alanıdır.
  • İkinci kısım buzulun beslenme durumuna göre büyüyen küçülen buzul dilidir.

Yamaç Buzulu (Piedmont)

  • Yüksek dağlarda vadi buzullarının zamanla gelişip büyüyerek dağ eteklerinde tek bir buzul örtüsü meydana getirmesidir.

Takke (Zirve) Buzulu

  • Kalıcı kar sınırının üstünde yer alan dağların zirvesini adeta şapka gibi örten buzullardır.

Örtü (İndlandsis) Buzulu

  • Yeryüzündeki en geniş ve en kalın buzullardır.
  • Ortalama kalınlıkları 2000 metreyi bulur.
  • Örtü buzullarının etrafında çok sayıda buzul dili vardır.

Buzul Aşındırma Şekilleri

Çizik, Oluk ve Çentikler

  • Buzullar üzerinde bulundukları zeminde harekete bağlı olarak sürtünme sonucu çizikler, oluklar oluşturur.
  • Bazen zeminden parça koparır, geriye kalan kısma çentik denir.

Sirkler (Buz Yalağı)

  • Yamaçlarda bulunan buzullar çukurluklarda birikmesi ve daha sonra bulundukları alanları aşındırmasıyla oluşan çanak biçimli şekillerdir.
  • Sirklerdeki buzulların erimesiyle oluşan göllere “sirk gölleri” denir.

Buzul Vadileri (Tekne Vadi)

  • Çoğunlukla akarsu vadilerine yerleşen buzullar tarafından oluşturulur.
  • Eğimli yamaçlarda hareket eden buzullar, tabanlarını aşındırmasıyla oluşturduğu, “U” harfine benzeyen vadilerdir.
  • Tekne vadi isimi de verilir.
NOT: Akarsu vadileri genellikle “V” şeklinde ve sürekli eğimi olan vadilerdir. Buzul vadiler ise “U” şeklinde ve inişli çıkışlı olan vadilerdir.

Asılı Vadiler

  • Ana buzul vadisine yanlardan katılan küçük vadi buzullarına asılı vadi denir.

Fiyord

  • Deniz tarafından işgal edilmiş buzul vadilerdir.
  • Dik kenarlı, derin ve körfezler şeklinde kara içlerine sokulur.
  • Norveç kıyılarında yaygındır.

Hörgüç Kayalar

  • Dirençli, (sert) yüzeylerin buzullar tarafından aşındırılmasıyla oluşan, deve hörgücüne benzeyen tepelerdir.

Buzulu Biriktirme Şekilleri

Moren

  • Buzulların, hareketleri esnasında vadi tabanlarından ve yamaçlarından koparıp aşağı kesimlerde bitirdikleri köşeli ve çeşitli boyuttaki parçacıklara moren (buzul taş) denir.
  • Morenlerin biriktirdikleri yerlerde moren setleri oluşur.
    • Taban Morenleri: Buzulların altlarında sürükledikleri morenlerdir. Alt veya dip morenleri de denir.
    • Yan Morenler: Buzulların kenarları boyunca birikir.
    • Orta Morenler: İki buzul kolunun birleşip tek buzul haline geldiği yerlerde görülür.
    • Cephe Morenleri: Buzul dillerinin cephelerinde veya önlerinde yer alır.
    • Ablasyon Morenleri: Buzulların eriyip yok olmasından sonra taşıdıkları maddelerin bulundukları yerde birleşmesiyle oluşur.
Buzul biriktirme şekillerinin görseli

Sandur Ovası

  • Buzulların taşıyıp biriktirdiği materyaller, buzullardan beslenen akarsular tarafından taşınmaya devam eder.
  • Taşınan materyallerin eğimin azaldığı yerlerde biriktirilmesiyle sandur ovaları oluşur.

Drumlinler

  • Taban morenlerinde oluşan kaşık tersi şeklindeki desimetrik tepelerdir.
  • Taban morenlerinin bir tümsek veya çıkıntı etrafında birikmesiyle oluşur.

Kame

  • Buzulların içindeki yarık ve çatlaklardaki biriken maddeler buzullar eridikten sonra zeminde tepeler halinde kalır.

Kettle (Söl)

  • Tabakalaşmış depolar içinde yer alan kapalı çukurlardır.

Buzul Çevresi Bölgeler Topografyası

  • Buzul çevresi bölgelere “periglasiyal” bölgeler denir. Bu bölgelerde zemin donmuştur. Daha sonra yaz mevsiminde bu zeminin üst kısmı çözülerek bataklıkların olduğu pürüzlü bir yüzey oluşur.
  • Buna İskandinavya’da “tjale”, Rusya’da “merzlata” denir.
  • Bu yüzey karstik topografyasına benzediği için buz karstı da denir.
  • Bu alanlarda donma ve çözülme olayına bağlı olarak fiziksel parçalanma çok etkili olur. Bu tür parçalanmaya “konjelifraksiyon” denir.
























Not: Kaynak olarak Pegem Akademi yayınlarından faydalanılmış, Çalışma düzeninde hazırlanmıştır.