KARST TOPOĞRAFYASI

  • Bazı yer şekilleri bazı kayaçlarda oluşmaktadır. Karstik şekiller dediğimiz bu topoğrafya başta kalker olmak üzere jips (alçı taşı), kaya tuzu, tebeşir, dolomit ve mermerde görülür.
  • Bu şekillerin oluşması en çok taşın yapısı ile ilgili olmakla beraber başka faktörler de oluşumu etkilemektedir. Çünkü kalkerin olduğu her yerde bu şekillerin görülmeyişi karstlaşma üzerinde diğer faktörlerin de etkili olduğu kanıtlamaktadır. Bu faktörler şunlardır.

Kayaç Yapısı

  • Karstik şekillerin oluşumunda suda eriyebilen kayaçların olması gerekir.
  • Kayaç ne kadar kolay erirse karstlaşma da o kadar hızlı olur.
  • Ayrıca taşın saflığı, gözeneklilik durumu gibi özellikler de etkili olur.
  • Kalker, jips, kaya tuzu, mermer ve dolomit suda hızla erir.
  • Kalker diğerlerine oranla daha dayanıklı olduğu için kalker üzerinde oluşan şekiller daha kalıcıdır.

İklim

  • Erime suyla gerçekleştiği için iklim elemanlarından yağış erime için gereken suyu sağlar.
  • Sıcaklık da erimenin hızı üzerinde etkili olur.
  • Ayrıca iklim, bitki örtüsünü etkileyerek karstlaşmayı bu yönden de etkiler.

Tabakalanma özelliği

  • Karstik kayaçların tabakalı bir yapıda olması karstlaşma üzerinde etkilidir.
  • Tabakaların faylı, yatay, monoklinal ve kıvrımlı yapıda olması, karstlaşmayı etkilemektedir.

Yerşekilleri

  • Eğim ve yükselti karstlaşmayı etkiler.
  • Yükselti iklimi etkileyerek karstlaşmayı etkiler.
  • Ayrıca kalker tabakası ne kadar kalın olursa karstlaşma o kadar iyi olur.
  • Eğimin fazla olması karstlaşmayı olumsuz etkiler.
NOT: Karstik alanlarda yer altına sızma fazla olduğu için yer üstü suları cılızdır. Böyle bölgelerdeki akarsuların taşıdıkları katı madde daha az iken erimiş madde miktarı fazla olur.

KARSTİK AŞINDIRMA ŞEKİLLERİ

Lapya

  • Karstik yamaçlarda, suların kayaçları eritmesi sonucu oluşan küçük oluklardır.
  • En küçük karstik aşınım şeklidir.
  • Çapları 1-2 cm, derinlikleri ise 1-2 metredir.
  • Lapyalar karstik arazilerin büyük bölümünde görülür.
  • Ülkemizde, Akdeniz Bölgesi’nde özellikle Taşeli Platosu, Göller Yöresi, Teke Yöresi, Bolkar Dağları ve Aladağlar çevresinde yaygındır.

Dolin (Kokurdan-Koyak-Tava)

  • Erime ya da çökme sonucu oluşmuş karstik şekillerdir.
  • Çapları 1-2 metre ile 20 metre arasında değişen derin çukurlardır.
  • Ülkemizde, Bolkar, Aladağlar, Göller Yöresi ve Karaman’ın güneyinde yaygındır.


Uvala

  • Dolinlerin birleşmesi sonucu oluşan çapları birkaç yüz metreyi bulabilen karstik aşınım şekillerdir.
  • Uvala sahaları zirai etkinlikler ve kırsal yerleşmeler için tercih edilir.
  • Ülkemizde Akdeniz Bölgesi’nde, Orta Toroslarda ve Göller Yöresi’nde örnekleri çoktur.

Polye (Göl ova)

  • Uvalaların birleşmesiyle oluşan ve genişlikleri kilometrekarelere ulaşabilen en büyük karstik aşınım şeklidir.
  • Polye tabanlarında genellikle yüzey sularını yer altına taşıyan düdenler bulunur. Bu düdenlerin bazı dönemlerde tıkanması sonucu polye tabanı göl durumuna geçer.
  • Karstik ovalardır. Tarım ve yerleşme amacıyla kullanılabilir.
  • Türkiye’de Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde yaygındır.
  • Başlıcaları: Muğla, Kestel, Elmalı, Tefenni, Kızılova, Bozova, Suğla ve Korkuteli Polyeleridir.

Obruk (Jama / Aven)

  • Karstik arazilerde dikey doğrultuda gelişen, bazen 400 – 450 m derinliği bulan dik kenarlı kuyulardır.
  • Mağara tavanlarının çökmesiyle veya derine doğru erime ile oluşur. Oluşumlarında erime ve çökme etkilidir.
  • Çapları ve derinlikleri çok fazladır.
  • Ülkemizde, özellikle Konya Bölümü’nde yaygındır.
  • Ayrıca Akdeniz Bölgesi’nde Silifke doğusundaki Cennet-Cehennem Obrukları turizm açısından önemlidir.

Düden (Ponor / Su batan / Su yutan)

  • Karstik alanlara yer üstü sularının yer altında indiği kuyu ya da kanallardır.
  • Obruklarda olduğu gibi ağız kısımları geniş, derine doğru çapları dar olan huni biçimli yer şekilleridir.
  • Bu tür polyelere “Gölova” denir.

Mağara

  • Yer altına sızan suların karstik kayaçları eritmesi sonucu oluşan boşluklardır.
  • Mağaralar yatay ve düşey doğrultuda gelişir. Bazen bunlar birleşerek karışık mağaraları oluşturur.
  • Mağaralardaki geniş odaları birbirine bağlayan dar geçitlere “galeri” denir.

Doğal Tünel ve Köprüler

  • Karstik arazilerde düdenden yer altına inen akarsu, daha ileriden tekrar yeryüzüne çıkarsa işte bu düden ile tekrar yeryüzüne çıktığı yer arasına doğal tünel denir.
  • Yer altı akarsuyunun tavanı köprü gibi genişse bu da doğal köprü adını alır.
  • Türkiye’de Göksu nehrinin yukarı kısmında Konya Hadım ilçesi yakınlarında Göksu Nehri’nin yer altından geçtiği doğal köprü vardır.


Kör ve Kuru Vadiler

  • Akarsu vadilerinin tabanlarında düdenler varsa akarsular bu düdenlere girerek yer altına gider.
  • Bu vadinin düden ile kaynak kısmı arasında kalan kısmına kör vadi denir.
  • Düdenlerin ağız tarafındaki vadi parçaları kuru hale geldiği için kuru vadi adını alır.


KARSTİK BİRİKTİRME ŞEKİLLERİ

Karstik alanlarda bulunan bünyesindeki kalsiyum karbonatın (CaCO3) birikmesi sonucunda karstik biriktirme şekilleri oluşur.
Çökelmeye neden olan faktörler suyun sıcaklığının düşmesi ve sudaki karbondioksit (CO²) gazının uçmasıdır. Bu birikmeler hem yer üstünde hem de yer altında olabilir.

Traverten

  • Karstik arazilerde, yer altındaki su yüzeye çıktığında bünyesindeki kalsiyum karbonat (CaCO³) çökelir.
  • Bunun sonucunda oluşan basamak görünümlü yer şekilleridir.
  • Pamukkale (Denizli) ve Antalya’da bu şekiller daha yaygındır.


Sarkıt, Dikit ve Sütun

  • Karstik mağaraların tavanlarından damlayan suların içindeki kalsiyum karbonatın (CaCO³) çökelmesiyle oluşturduğu şekillere “sarkıt (Stalaktit)”, yere düşen suların oluşturduğu şekillere “dikit (Stalagmit)”, ikisinin birleşmesi sonucu oluşan şekillere ise “sütun (Damlataşı Sütunları)” denir.
  • Ülkemizde, sarkıt ve dikitler daha çok Akdeniz Bölgesi’ndeki mağaralarda görüşür.
























Not: Kaynak olarak Pegem Akademi yayınlarından faydalanılmış, Çalışma düzeninde hazırlanmıştır.