Coğrafya bilimsel bakıldığında bir çok kişinin anlaşılması, anlaması zor bir ders olarak öğrencilerimizin karşına çıkıyor. Bunun nedeni ise yabancı terimlerin (bilimsel terimler) coğrafya içeriğinde çokça kullanılmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Coğrafyayı anlayan bir insan aslında yaşadığı bir çok şeyin içerisinde var olduğunu, hatta coğrafyanın olmadığı hiçbir yerin düşünülemeyeceğinin farkına varıyor.

Coğrafyayı anlayabilmek için öncelikle ne olmadığına bakmak lazımdır.

COĞRAFYA NE DEĞİLDİR?
COĞRAFYA NEDİR?

Coğrafya ne değildir?

Coğrafya ezber değildir.

Coğrafya, saatlerce çalışıp, ezber yapıp, gerektiğinde kullanılan bir bilim değildir. Her anında olan bir bilim için ezber yapmaya gerek yoktur. Onu yorumlamaya ondan doğabilecek nedenler ve sonuçlara odaklanmaya gerek vardır. Ezber yapılan bir çok bilgi unutulmakla kalmayıp, ilerleyen zamanlarda bir bilgiyi yanlış yerde doğruymuş gibi hatırlayıp uygulamanıza neden olur. Coğrafya ise buna imkan vermez. Görselliğin ön planda olduğu bir bilim, sizden yorum beklemektedir.

Coğrafya bilgi yığını değildir.

Birçoğumuz coğrafyayı bir bilgi yığını olarak görürüz. Halbuki coğrafya insanların içinde bulundukları, doğada baş başa kaldıkları olayları açıklamaya, yorumlamaya çalışır. Tabi ki de bir bilim olmadan hiçbir şey açıklanamaz ve yorumlanamaz. Bizim söylemek istediğimiz coğrafya diğer bilimlerden farklı olarak sürekli güncellenerek senin bulunduğun ortama ayak uydurarak ilerliyor. Ve zaten yaşadığın birçok şeyi zamanla öğrenen insanlara sadece yorumlamak kalıyor.

Tarih dersini örnek verecek olursak bilgi yığını en yüksek olan derslerden bir tanesidir. Eğer siz Fransız Napoleon Bonaparte’ye karşı galip gelen Nizam-ı Cedit ordusu başındaki komutanın Cezzar Ahmet Paşa olduğunu bilmez iseniz, Fransızların doğuya ilerleyişini engelleyen Osmanlı ordusunun başındaki komutanı kimdir sorusuna cevap veremezdiniz.

Fakat Coğrafya için örnek verecek olursak.

Ülkemizde kırmızı mercimeğin en çok çıkarıldığı bölge hangisidir? Sorusu da bir bilgi gibi görünse de 7 farklı bölgeden bir cevabı bulmak için birkaç yorum yaparak sonuca ulaşılabilir. Yaşadığımız ülke içerisinde kırmızı mercimeği denize kıyısı olan bölgelerden temin etmiyoruz. Akdeniz deyince aklımıza portakal mandalina, Ege deyince zeytin, Karadeniz deyince fındık, çay, tütün geliyor. Bu şekilde üç bölgeyi elemiş oluyoruz. Kırmızı mercimeğin pazarlarda yoğun olduğu tarihlere baktığımızda Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında bulunduğunu görürüz. Buradan kuraklığı seven bir baklagil olduğunu tahmin edebiliriz. Ülkemizin en sıcak bölgeleri güney bölgelerdir, Kısmen İç Anadolu bölgesi de olsa da yoğunluk olarak G. Anadolu bölgesidir. En kötü ihtimalle şıkları 2 ye indirebiliriz vs. gibi.

Temel şeyleri bilmek, okumak, birazda yorumlamak senin coğrafyayı anlamaya, anlamlandırmaya başladığını gösterecektir.

Coğrafya durağan değildir.

Coğrafya belli bir sistem içinde kapalı kalan, sürekli aynı şeylerin alışıla geldiği gibi devam etmesinin söz konusu olduğu bilim değildir. Coğrafya sürekli değişen, değiştiği için de bilgilerinin, yorumlanmasının değiştiği bir bilimdir. Dünyamız aslında tek bir kara parçasından oluşuyorken zamanla ayrışmaya başlayıp günümüzde ki şeklini almış ve farkı kıtalar oluşmuş olduğunu görüyoruz. Bu süre zarfında coğrafya bilgi olarak birçok kez değişikliğe gitmiş ayrışmanın sonucunda ortaya çıkan bir çok yeni şeyleri (o zamana göre) anlamlandırmaya, yorumlamaya çalışmıştır. Ve halen bu değişim devam etmekte, yorumlamalar değişmektedir. Ve bizler bu değişimlere artık gelişen teknoloji sayesinde veya bulunduğumuz çevrede yaşanıyorsa direkt tanık oluyoruz. Ne olduğunu bilmesek de yorumluyor, anlamlandırıyoruz. Peki coğrafya nedir?

Coğrafya nedir?

Coğrafyanın insanla iç içe olduğu kaçınılmaz bir gerçektir. Coğrafyanın insandan ayrı sadece doğa bilimi olarak düşünmek yanlıştır. Google’da coğrafyanın tanımı şu şekildedir;

Yandaki resimde paylaştığım gibi bir çok insan bir şeyin tanımını yaparken google başvuruyor. Yeryüzünü fiziksel,ekonomik, biyolojik, insansal ve siyasal yönlerden inceleyen bilim.

Coğrafyanın ne kadar kapsamlı bir bilim olduğunu görüyoruz. Neredeyse hayatımızın içinde bulunan her şeyi içinde barındırıyor.

Türk Coğrafya Kurumu ise; insanlar ve mekan ile bunlar arasındaki ilişkiyi inceleyen bir bilim dalı olarak coğrafyayı tanımlamış. En uzun tanım ile en kısa tanım arasında bile insan kelimesi yerini buluyor. Bu yüzden öğrencilerimizin bunu atlamaması, coğrafya ya bakış açısının bu yüzden değişmesi lazım. Ön yargılı bir biçimde coğrafyaya yaklaşmak, yapabileceği basit bir sorunun bile yapılamamasına yol açıyor.

Coğrafya en başta da belirttiğim gibi yabancı terimlerin bol olduğu bir bilim. Örneğin Su küre demiyor Hidrosfer, Hava küre demiyor Atmosfer, Basınçlı yer altı suyu demiyor Artezyen diyor. Bunun gibi yabancı terimler coğrafyayı Öğrencilerin gözünde zorlaştırıyor.

Öğrencilere tavsiyem coğrafyayı çevrenizle bağ kurarak anlamlandırmaya çalışmanız ve yabancı terimleri her seferinde Türkçe karşılığıyla yanına not alıp çalışmanızdır.