1. Anasayfa
  2. İNCELEMELER

Pazırık Halısı

Pazırık Halısı
0

Pazırık Halısı’nı Türkler açısından önemli kılan birçok özellik vardır. Üzerinde işli olan motiflerin Türkler açısından akıllara sığmayacak, muazzam bir akılla işlenmiş ve hayran bırakacak anlamları vardır. 

İslam inancı daha ortaya çıkmamışken Selçuklular döneminde ortaya çıktığını düşündüğümüz “Kızıl Elma” düşüncesinin çok daha eskilerden aslında var olduğu konusunda yorumlar Pazırık Halısı üzerinden yapılmaktadır.

Halil Yaşar Kollu’nun HEYET IV kitabının ilk sayfalarında bu halıdan bahsedilir. Ve yazarın bu motifleri yorumlarken çok ilgi çekici konulara değinmesi bende merak konusu oluşturdu ve bunun üzerine akademik kaynaklardan Pazırık Halısı’nın kısa bir araştırmasını yaptım.

Öncelikle HEYET IV kitabında ilgi çekici bulduğum yazıları daha sonrasında akademik kaynakların bu konuda ne yazdığını burada belirteceğim.

Bu kitaba göre;

Halının etrafında 28 tane at var bu 28 at Alper Tunga‘nın Peygamberlik öncesi 28 Türk beyini simgeler. (Alper Tunga kitaba göre bazı delillere istinaden Zülkarneyn a.s. olabileceği varsayılır. Bunu kitapta açıklar. Alper Tunga’nın çift boynuz sahibi simgesiyle işlenmesi ve Arapça Zülkarneyn isminin anlamının çift boynuz sahibi anlamına gelmesi örneklerden biridir.

Yine halıda görüldüğü gibi Alageyikler var bu Alageyikler Türklerin artık unuttuğu ama eski Türklerin kurttan daha çok kutsal saydığı hayvanlardı ve tam 24 tane var ve bu 24 Oğuz Boyu’na eşittir. Ve bu 24 Oğuz Boyu’da çift boynuzlu simgelenmiştir. Bu da Oğuz Boylarının liderlerinin hepsinin kutsal kişiler olduğuna inanılır.

Halıda geyiklerin boynuzlarında Kayın Ağacı işlenmiştir. Türkler için Kabe kadar kutsal bir simgedir. Sadece secde edilmiyordu ama saygı gösteriyorlardı hatta kutsallık simgesi şu an bile bizim dilimizde  halen kullanılır. Kayın Ana, Kayın baba sözlerinin kökleri buraya dayanır. Çünkü eski Türklerde var olmayı üretmeyi sağlayan kayın ağacıdır soyun ortaya çıkması kayın ağacıyla oluşmuştur 

Bu ağaç o tarihlerde gök ile yeri simgeleyerek tıpkı bir Cebrail simgesini çağrıştırıyordu yani Gök ile yer arasındaki bağlantıyı sağlayan sembol bu 24 boyun her birine işlenmiştir.

24 Alageyiğin tam kalbinde Kızıl Elma motifi yer alır. Bu da Hz. Adem ve Hz. Havva’nın cennetten kovulduğu elma olarak işlenmiş ve bu uğurda mücadele edip herşeyin başladığı bu noktaya kızıl kan dökerek ulaşılmaya çalışılmasını ifade eder.


Akademik Kaynaklara göre ise bilgiler şöyledir;

Pazırık Halısı Türk coğrafyasında “pazırık kalıntıları” arasında M.Ö. 5 veya 4. yüzyılda bulunan ilk halı olma özelliğine sahip, O dönemde yaşayan Türklerin sosyal ve ekonomik olanakları, kültürü ve inancı hakkında bilgi edinmeyi mümkün kılıyor. Bu tarihi halı Rusya’ya bağlı Leningrad (St. Petersburg) şehri Hermitaj Müzesi içerisinde sergilenmektedir.

 Pazırık Halısı (St. Petersburg Hermitage Müzesi).

Pazırık Halısı Türkler için önemli olan özünü tabiattan alan hayvan figürleriyle kendisini gösterirken, bu motifleri  içerisinde belli bir matematik ve sosyal yaşam anlatılmaya çalışılmış. Figürlerde at ve geyik ön plana çıkarken, Grifonlar (aslan vücutlu, kartal kanatlı ve kafalı mitolojik yaratıklar) ve lotus çiçekleri kullanılmıştır.

Kartalın ve aslanın özelliklerini taşıyan grifonun koruyucu ve kollayıcı rolü, onun mücadeleci ve destekleyici özelliklerinden ileri gelmektedir. Hükümdarları, insanları, ölüleri ve kurganları korumakla görevli olan grifonlar aynı zamanda savaşa gidenlerin koruyucusu ruhunu da temsil eder.

Grifonun, kullanım amaçları olan özelliklerini de şöyle sıralayabiliriz: Uğur getiren, kötü ruhları kovan, baharın müjdecisi, koruyuculuk, şifa veren, uzun ömür, dünyevi ve siyasal gücü de temsil eden fantastik bir hayvan figürüdür (Akgöz, 2018: 1-2).

İnançlara göre Altay bölgesinde hayatını kaybeden kişiye at eşlik eder, bu yüzden atını da kurban edip yanına gömerlerdi. Yeniden yaşama inanıldığından bu güce sahip geyik motifi işlenmektedir.

Kutsi kabul edilen hayvanlar arasına da girmiş olan geyiğin, Aynı zamanda masallarda yer alması geyik figürünün anlamlı olmasındandır. Türk efsanelerinde yer alan dişi geyiktir. Dişi geyiğin sembolü doğurganlığın, nazikliğin, bereketin simgesi olmasıdır.

 

Pazırık halısının dış geniş bordür üzerinde ilerleyen atlıların, eyer örtüleri görülmekte, bu örtüler üzerinde “S” harfi, ölümsüzlük, sonsuzluk işareti olarak temsil edilmiştir. Bazı eyer örtülerinde de hayat ağacı görülmektedir. Hayat ağacının temel özelliği ebedi hayattır (Ergun, 2004: 17-18). Aynı zamanda ölümünde sembolüdür fakat beden ölür ruh ölmez, ruha yukarı ya da aşağı gideceği yolu gösterir (Balcı, 2012: 44).

Söylenceye göre Hunlara yol gösterici olarak olağandışı bir geyiğin rehberliğinde söz edilmektedir. Bu geyiğin rehberliği Hun Türklerine fetih yolunu açmaktaydı. İskit Türklerinde de geyiğin ayrı bir önemi bulunmaktaydı. Bundan ötürü birçok geyik figürü görülmektedir. Anadolu topraklarında “alageyik” efsaneleri hâlâ dolaşmaktadır

 

Türklerin ilk devirler eserlerinde, grifon çokça yer alan yaratık betimleme sanat tarzıdır. Tasvirde, kanatlı veya kanatsız olduğu şekliyle aslan bedenine kartal pençe ve baş kısmının aslan bedeni ile birleştirilerek düşünülmüştür. Simgesel anlamı ise semayı, şafağı, güneşi belirten gök ile alakalı görülmesinin yanında güç ve başarıyı da temsil etmektedir. Bu yaratığın diğer simgesel yönlerinde; bilgi, bilgelik, sezgi, kurtuluş, aydınlık, kudret ve öç alma vasıfları arasında gösterilmiştir (Çoruhlu, 2019: 24 ). Grifonun açık kanatları çevikliği, dik kulakları dikkati, aslan özellikleri de hızı ve cesareti temsil eder. Yerin kralı aslan ile göklerin hâkimi kartalın özelliklerini taşır.

Kozmos ile alakalı sembollerden olan lotus çiçeği (nilüfer) Türklerde kozmoloji ve mitoloji ve sanat sahalarında ehemmiyetli görülmüştür. Lotus çiçeği; kozmosun tüm kuvvetlerini, sayılarını, ebedî nuru ve salt arılığı temsil eder. Budist inanışta, karanın lotus üstünde bulunması anlayışıdır (Çoruhlu, 2002: 92). 

Temsil olarak Pazırık halısının içeriğinde yer alan orta kısımdaki 24 lotus çiçeği Türk boyu, beyleri ve topraklarını ifade eder. Burada, bereketi, uzun ömür aynı zamanda 24 geyiğin 24 boyu işaret ederek bu boylara kurban ritüelini temsil etmektedir.

KAYNAKÇA :
**Halil Yaşar Kollu’nun HEYET IV kitabı, sayfa 20-50 arası.

** Ayşe Levent (Öğr.Gör.; Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Arapgir MYO, Geleneksel El Sanatları Programı) International SOCIAL SCIENCES STUDIES Journal dergisi (Uluslararası Soyal Bilimler Çalışmları dergisi)

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    _z_ld_m
    Üzüldüm
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

Merhaba, Ben Kemal Akyürek. Bu sitenin kuruluş amacı tamamen ilgi duyduğum ve faydalı olduğunu düşündüğüm yazıların paylaşılmasıdır. Bu sayede bilgi aktarmak için bilgi araştırma zorunluluğunu kendimde hissediyor beraberinde kendimi de geliştirme üzerine çalışmalar yapmış oluyorum.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir